Ne ola ki bu Başarı ?

Yarışma programlarında kendini tanıtan erkeklerin çoğu kariyerinden ve eğitiminden bahsederken kadınların çoğu kaç çocuğu olduğundan, yaşarından ve eğitimlerinden bahsediyor. Demek ki başarı kişiye, duruma ve yaşam evresine göre değişiyor. 

  • Başarı 2 yaşında çişini altına kaçırmamaktır mesela ( yada 80 yaşında ).
  • Bazen beslenme çantanı kaybetmeden eve dönebilmektir. 
  • Bazen başarı kötü tecrübelere rağmen içindeki güzel duyguları yitirmemektir. 
  • Başarı bir anne için evlatlarının mutluluğu, evlat için ailesinin rızası ve memnuniyetidir. 
  • Başarı bir işveren için maaş ödeyebilmek, çalışan için ailesine yetebilmektir. 
  • Esnaf için müşterisini tekrar tercih edilecek kadar memnun edebilmektir.
  • Başarı çıkarsız sevebilmektir, sevilebilecek kadar sevimli olmaktır bazen. 
  • Bazen kabul etmektir yenildiğini bazen ders çıkarmaktır yaşadığından.
  • Başarı kendini bilmektir, bazen de haddini bilmek.
  • Sevdiklerini koruyabilmektir bazen, bazen yardım isteyebilmek.
  • Bazen tekrar tekrar denemektir , bazen de başarı düşünce silkelenip yeniden başlamaktır. 
  • Başarı size duyulan güveni zedelememektir bazen, bazen kabul etmek, kabul edilmektir.

Gerçekten başarı olmanın tek ölçüsü kafanızda soru işaretleri ve kalbinizde şüphe olmadan, kimsenin size “aferin” demesini beklemeden, “ Derin bir tatmin duygusudur,  ve bunu getirdiği coşku, özgüven ve mutluluğu iliklerinize kadar hissetmenizdir.” 

Hepimiz her gün bizi başarıya götürecek reçeteler, kısa yollar, kaldıraçlar arıyoruz. Öyle başarı odaklıyız ki asıl meselenin sonuç değil yolculuk ve değişim olduğunu göz ardı ediyoruz. 7 madde fit bir vücut , 10 madde işyerinde başarı, 12 madde de CEO gibi düşünmek.. Hap gibi olsun düşünmek zorunda kalmayalım , bizim için doğru olanı araştırmak falan çok yorucu, Gezmeden gezgin, çalışmadan zengin, okumadan bilgin olmak çok cazip . Olmaya bile gerek yok bazen “GİBİ” olsa da olur. ( Yerse )  

Torun dedesine bir meyve ağacını göstererek kendisini ağaca çıkarmasını istemiş 

dedesi ;

– kendin çık oğul , başkasının çıkardığı yerden inemez, düşersin …   

Veri bombardımanına tutulduğumuz bu internet çağında yüzeysel bilgilerimizle herşeyi biliyor ama bir çoğunu anlamıyoruz. Bakıyor ama görmüyoruz, duyuyor ama dinlemiyoruz. İşlenemeyen veri kaynak israfıdır. Zamanımız çok kısıtlı ama günlerimizi bize değer katmayacak şeylere harcıyoruz. 

Çalışırken gerçekten çalışmak, eğlenirken eğlenmek, dinlenirken gerçekten dinlenmek lazım. İnsanı hep yarım kalanlar,  yaşanamayanlar, yaşanırken anlaşılamayanlar pişman ,mahsun ve kırgın bırakıyor. 

Yarım kalmamak için anda kalmak, anda kalmak için farkında olmak gerek.

Hayat muhasebesinde her gün kazanç kayıp çetelesi tutmak, kazançlardan mutlu olup kayıplardan ders çıkarmak…

ama en önemlisi 

“ Yeni güzel günler için her gün YENİDEN BAŞLAMAK gerek”  

İlginizi çekebilecek diğer yazılar :

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir